İçeriğe geç
10 Ekim 2026, CumartesiŞefkat, hak ve destek: yanındayız.

Bilgi Merkezi / Rehber

Kadına yönelik şiddet

Kadına yönelik şiddet, dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen, cinsiyet temelli bir insan hakları ihlalidir. Bu sayfa, şiddetin tanımını, türlerini ve uluslararası alanda yapılan düzenlemeleri sade bir dille özetlemektedir.

Son gözden geçirme: 10.10.2026

Tanım
Kadınların cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren eylemler
CEDAW
1979'da Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi
DEVAW
1993'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edildi
İstanbul Sözleşmesi
2011'de Avrupa Konseyi tarafından kabul edildi
Yaygınlık
Dünyada tahminen 736 milyon kadın (her üç kadından biri) şiddete maruz kalmıştır
Uluslararası Gün
25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak belirlenmiştir

Kadına Yönelik Şiddet Nedir?

Kadına yönelik şiddet; kadınların sırf kadın olmaları nedeniyle maruz kaldıkları fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren ya da verebilecek her türlü eylemi kapsar. Bu tanım; bu tür eylemlerle tehdit edilmeyi, zorlanmayı veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakılmayı da içerir.

Bu şiddet türü, doğum öncesinden başlayarak hayatın her evresinde görülebilir. Kız çocuklarının doğumda iyi karşılanmaması, okula gönderilmemesi, zorla evlendirilmesi, namus cinayetleri, evlilik içi tecavüz, düşük ücretle çalıştırılma ve insan ticareti gibi pek çok farklı biçimde ortaya çıkabilir.

Uluslararası Metinlerde Tanımlar

Kadına yönelik şiddetin uluslararası düzeyde tanımlanması, çeşitli sözleşme ve bildirgelerle yapılmıştır. 1979 tarihli CEDAW (Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi), kadınların haklarını ayrıca vurgulamasıyla önem taşır. 1993 tarihli DEVAW (Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi) ise şiddeti; kamusal ve özel alanda gerçekleşen, kadınlara fiziksel, cinsel veya duygusal zarar veren cinsiyet temelli eylemler olarak tanımlar.

1995'te kabul edilen Pekin Deklarasyonu ve 2000'deki Pekin+5 sonuç bildirgesi, tanımı genişleterek 'namus suçları' ve 'zorla evlendirme' kavramlarını uluslararası metinlere taşımıştır. 2011'de imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi ise 'aile içi şiddet' ve 'toplumsal cinsiyete dayalı şiddet' kavramlarını açıkça tanımlamıştır.

Şiddetin Biçimleri

Kadına yönelik şiddet dört ana başlıkta incelenir:

  • Fiziksel şiddet: Yumruk, tokat, tekme, itme, yaralama gibi bedensel zarar veren eylemlerdir. En görünür şiddet türüdür.
  • Psikolojik (sözel) şiddet: Küçümseme, bağırma, lakap takma, sürekli eleştirme, kontrol etme ve fırsatları engelleme gibi davranışları içerir.
  • Cinsel şiddet: İrade dışı cinsel ilişki, tecavüz, taciz, cinsel organa zarar verme ve namus baskısı gibi eylemleri kapsar. Savaş dönemlerinde sistematik tecavüz de bu kapsamdadır.
  • Ekonomik şiddet: Kadının çalışmasını engelleme, parasına el koyma, eğitim almasını önleme ve mülkiyet hakkını kısıtlama gibi davranışlardır.

Bunların dışında kadın ticareti ve zorla fuhuş gibi organize suçlar da kadına yönelik şiddet biçimleri arasında sayılır.

Uluslararası Mücadele Tarihi

Kadına yönelik şiddet, uzun süre özel bir mesele olarak görülüp sessizce karşılanmış; ancak 1970'li yıllardan itibaren insan hakları çerçevesinde ele alınmaya başlanmıştır. Birleşmiş Milletler bünyesinde 1975 yılı 'Kadının Uluslararası Yılı' ilan edilmiş, 1975-1985 arası 'BM Kadın On Yılı' olarak kabul edilmiştir.

Bu dönemde 1979'da CEDAW kabul edilmiş, 1992'deki 19 No'lu tavsiye kararıyla şiddet ayrımcılıkla ilişkilendirilmiştir. 1993'te DEVAW, 1994'te Belém do Pará Sözleşmesi, 1995'te Pekin Deklarasyonu ve 2003'te Maputo Protokolü imzalanmıştır. Avrupa Konseyi, 2011'de İstanbul Sözleşmesi'ni hazırlayarak kadına yönelik şiddeti cezalandıran ilk bağlayıcı sözleşmeyi oluşturmuştur.

Yaygınlık ve Etki

Kadına yönelik şiddet, tüm ülkelerde ve kültürlerde görülen yaygın bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2000-2018 verilerine dayanan raporuna göre, dünyada tahminen 736 milyon kadın (yaklaşık her üç kadından biri) hayatında en az bir kez yakın partner şiddetine veya partneri olmayan birinin cinsel şiddetine maruz kalmıştır.

Bu veriler, sorunun boyutunu gözler önüne sermekte ve mücadelenin önemini vurgulamaktadır. Şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemeler, farkındalık çalışmaları ve mağdur destek programları büyük önem taşımaktadır.

Bu sayfa, Vikipedi'deki «Kadına yönelik şiddet» maddesinden yararlanılarak yapay zekâ destekli editörlük ile özgün cümlelerle yeniden yazılmıştır; Vikipedi metinleri CC BY-SA 4.0 lisanslıdır. Kesin bilgi için resmî ve akademik kaynaklara başvurun; bir hata görürseniz bize bildirin.

Kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; resmî ve bağlayıcı metin için kaynaklara bakın. Hukuki, mali veya tıbbi tavsiye değildir.