İçeriğe geç
16 Ekim 2026, CumaŞefkat, hak ve destek: yanındayız.

Raporlu ilaç düzenlemesinde meslek hakkı güvencesi talebi sürüyor

Türk Eczacıları Birliği, raporlu ilaçların temininde hastaların güvenliği ve kronik hastalık takibiyle ilgili kapsamın belirlenmesine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Sosyal Hizmetler Yayın Masası 2 dk okuma

Haberler.com'da yer alan habere göre, Ankara'da Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Taner Ercanlı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun raporlu ilaçların eczanelerden teminine ilişkin çalışma yürütüldüğüne dair açıklamasını, hastalık ve ilaç gruplarının bilimsel, mesleki ve hukuki ölçütler doğrultusunda, hasta güvenliği öncelenerek belirlenmesi gerektiği yönünde değerlendirdi.

Ercanlı, kronik hastalığı bulunan ve risk grubunda yer alan kişilerin, sadece reçetelerini yeniletmek amacıyla sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiği ihtiyacının, hastalar için güçlükler doğurduğunu ve sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğu artırdığını söyledi. Türkiye’de 31 bini aşkın noktada hizmet veren eczanelerin, toplumun sağlık hizmetlerine erişiminde önemli bir konumda olduğunu vurgulayan Birlik yetkilisi, çalışmanın yalnızca ilaç teminini kolaylaştıran teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Buna göre, olası bir model hayata geçirilirse, hastaların ilaç erişimini kolaylaştıran, kronik hastalıkların takibini destekleyen ve ilaç güvenliğini ile akılcı ilaç kullanımını esas alan bütüncül bir farmasötik bakım yaklaşımının benimsenmesi gerekeceğini ifade eden Ercanlı, bu yaklaşımın önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Eczacıların birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rolünün güçlendirilmesi ve hekim-eczacı iş birliğinin geliştirilmesinin bu kapsamda ön plana çıkacağını dile getirdi.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında ilaçların temin ve geri ödeme koşullarında belirleyici konumda olduğuna dikkati çeken Ercanlı, olası düzenlemenin kapsamını belirlerken bilimsel, mesleki ve hukuki ölçütlerin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Hipertansiyon, diyabet, astım ve KOAH gibi kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanımına ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Ercanlı, uygulamanın kapsamı ve yöntemi konusundaki kararlar alınmadan önce ilgili tarafların görüşlerinin alınmasının ve gerekli bilimsel değerlendirmelerin yapılmasının önemine işaret etti.

Kovid-19 pandemisi sırasında benzer uygulamaların uygulandığını ve bu süreçte eczacıların değerli deneyim kazandığını söyleyen Ercanlı, olağanüstü koşullarda uygulanan geçici önlemler ile kalıcı bir sağlık hizmeti modelinin birbirinden bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Olası bir düzenlemenin hastaların tedavi sürekliliğini ve ilaç güvenliğini sağlaması için eczacıların görev, yetki ve sorumluluklarının açıkça tanımlanmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Ercanlı, ilaç kullanımının değerlendirilmesi, tedaviye uyumun izlenmesi, ilaç etkileşimlerinin belirlenmesi ve gerektiğinde hastanın hekime yönlendirilmesi gibi farmasötik bakım hizmetlerinin eczacının mesleki bilgi ve uzmanlığını gerektirdiğini ifade etti.

Bu hizmetlerin yalnızca ilaç temin sürecinin parçası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ercanlı, eczacıların üstleneceği ilave mesleki sorumluluklar ve sunacakları farmasötik bakım hizmetlerinin ekonomik karşılığının da meslek hakkı kapsamında güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

TürkAta Haber Ajansı

Okumaya devam et