İçeriğe geç
16 Ekim 2026, CumaŞefkat, hak ve destek: yanındayız.
Aile ve Çocuk

Göz hastalıkları uzmanından çocuklarda 20-20-20 kuralı önerisi

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuğba Kurt, çocuklarda ekran kullanımına bağlı yorgunlukla başa çıkmak için 20-20-20 kuralını ve diğer önlemleri paylaştı.

Sosyal Hizmetler Yayın Masası 3 dk okuma

Haberler.com'da yer alan habere göre, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuğba Kurt, özellikle çocuklarda uzun süreli yakın çalışmanın gözlerin uyum mekanizmasını sürekli çalıştırabildiğine dikkati çekti. Uzun süre yakın mesafeye odaklanmanın, gözlerde yorgunluk ve kuruluk gibi belirtilere yol açabildiğini belirten uzman, çocuklarda ders çalışırken görülen baş ağrısı, bulanık görme, gözlerde yanma ve ağrı gibi yakınmaların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuğba Kurt, çocukların ders sırasında veya ekran başında uzun süre yakın mesafeye odaklandıklarında akomodasyon adı verilen bu mekanizmanın sürekli çalıştığını aktardı. Yakındaki nesnelerin net görülmesini sağlayan bu mekanizmanın uzun süre kesintisiz kullanılmasıyla göz yorgunluğunun ortaya çıkabileceğini söyleyen Kurt, ders sırasında baş ağrısı, bulanık görme, göz yanması ve ağrı gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca her çocuğun ekran ve yakın çalışma süresine farklı yanıt verdiğini söyleyen Kurt, çocuğun ders çalışırken sık sık gözünü ovuşturması veya yazıları görmek için gözlerini kısması gibi durumların bir görme problemi sinyali de olabileceğini belirtti.

Göz kırpma sayısının azalması, uzun süre ekrana bakmanın göz kuruluğunu artırabildiğini ortaya koydu. Op. Dr. Tuğba Kurt, bu durumun temel nedenlerinden birinin buharlaşan gözyaşı olduğunu ifade etti. Normalde göze yağan gözyaşının düzgün dağılması için göz kırpmanın önemli olduğunu söyleyen Kurt, ekrana odaklanmanın bu reflekse zarar verebildiğini belirtti. Uzun süreli bilgisayar veya tablet kullanımı sonrasında yanma, batma, ağrı, kızarıklık ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerin görülebildiğini sözlerine ekledi ve özellikle çocukların bu belirtileri yaşayıp yaşamadığının takip edilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

20-20-20 kuralının ekran başında dinlenmeyi sağladığını ifade eden Kurt, bu yöntemin uygulanabilir basit bir çözüm olduğunu söyledi. Her 20 dakikalık yakın çalışmanın ardından yaklaşık 20 saniye boyunca en az 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmanın gözlerin yakına odaklanmasını azaltmaya yardımcı olacağını belirtti. Ayrıca uzun süre ders çalışan çocukların yarım saatte bir kısa molalar vermesinin, 1-2 dakika gözlerini kapatması ve bakışını farklı uzaklıklara yönlendirmesinin faydalı olacağını ekledi.

Ekran ile göz arasındaki mesafenin yaklaşık 50-70 santimetre, yani en az bir kol mesafesi olması gerektiğini kaydeden Kurt, ekranın üst kenarının göz hizasında ya da hafifçe aşağıda konumlandırılmasının uyum açısından ideal olduğunu söyledi. Ekran parlaklığının ortam aydınlatmasına uygun olması gerektiğini belirterek, çok parlak bir ekranın karanlık bir odada kullanılması halinde rahatsızlık hissinin artabileceğini ifade etti. Çocukların ders çalışırken veya dijital içerik tüketirken karanlık ortamdan kaçınmaları ve çalışma alanının dengeli aydınlatılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Uzun ekran sürelerinin miyopi gelişimi üzerinde etkisi olabileceğine değinen Kurt, çocukluk döneminde yakın çalışmanın artmasının risk oluşturduğunu dile getirdi. Yakın çalışma süresinin devam etmesiyle gözün uyum mekanizmasının sürekli aktif kalmasının, göz yapısının gelişimiyle birleşince miyopi riskini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle ekran kullanımının sınırlandırılması, düzenli molalar verilmesi ve çocukların açık havada zaman geçirmesinin teşvik edilmesinin göz sağlığı açısından önemli olduğuna işaret etti. Gerekirse günlük açık havada en az bir saat vakit geçirmenin yararlı olabileceğini de sözlerine ekledi.

Mavi ışığın gözlere kalıcı hasar verdiğine dair mevcut bilimsel verilerin net olmadığını ifade eden Kurt, dijital cihazlardan yayılan mavi ışığın doğrudan kalıcı hasara yol açtığını gösteren kanıt bulunmadığını belirtti. Ayrıca mavi ışık filtreli gözlüklerin göz sağlığını koruduğu veya ekran kaynaklı yorgunluğu kesin olarak azalttığına ilişkin klinik kanıt olmadığını söyledi. Ancak özellikle gece kullanılan cihazların uyku düzenini etkileyebileceğini belirterek, yatmadan önce ekran kullanımını bırakmanın ve gece geç saatlerde uzun süreli cihaz kullanımı konusunda dikkatli olunmasının önemini vurguladı.

Çocuğun ekrana bakarken gözlerini kısmasının veya ekrana yaklaşmasının yalnızca yorgunluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kurt, bu belirtilerin görme problemlerine işaret edebileceğini ifade etti. Özellikle okul performansında değişiklik gözlendiğinde sadece ekran süresinin düşürülmesinin yeterli olmadığı, göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Göz sağlığının sadece ekran süresiyle sınırlı olmadığını ifade eden Kurt, uyku düzeni, hijyen ve beslenmenin de önemli olduğunu söyledi. Yeterli uyku, gece saatlerinde ekran kullanımının sınırlandırılması ve göz hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Ellerin sık sık yıkanması ve gözlere kirli ellerle dokunulmaması gerektiğini vurgulayan Kurt, dengeli beslenmenin de destekleyici olduğunu, omega-3 açısından zengin gıdaların da çalışması gerektiğini kaydetti. Ekran kullanımını tamamen kaldırmak yerine doğru kullanım alışkanlıkları geliştirmek, düzenli molalar vermek ve şikayetler ortaya çıktığında zamanında değerlendirme yapmak tavsiyeler arasında yer aldı.

TürkAta Haber Ajansı

Okumaya devam et