İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.061.104 ▲ %0,63
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Yerel

Kocaeli Barosu’ndan Deniz Göktaş Tepkisi: “Tutuklama Yeniden Değerlendirilmeli”

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle “dini değerleri aşağılama” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında Kocaeli Barosu yazılı açıklama yaptı. Baro, tutuklama tedbirinin ifade özgürlüğü, kişi hürriyeti ve güvenliği ile ölçülülük ilkesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bel…

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında “dini değerleri aşağılama” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, yurt dışından dönüşünde gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Göktaş'ın tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yapan Kocaeli Barosu, uygulanan koruma tedbirinin anayasal haklar ve ölçülülük ilkesi açısından yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“ÖLÇÜLÜLÜK KOŞULLARINI TAŞIMAMAKTADIR”

Kocaeli Barosu tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Komedyen Deniz Göktaş hakkında stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen ceza soruşturması ve uygulanan tutuklama tedbiri; ifade özgürlüğü, sanat özgürlüğü ve ceza muhakemesi hukukunun temel ilkeleri balamından kamuoyunda haklı tartışmalara neden olmuştur. En başta; hakkında soruşturma açıldığı basın yayın organlarına yansımasından sonra yurt dışından gelen ve davet edildiğinde icabet edilebilecek bir bireye yönelik yapılan gözaltı işlemi zorunluluk ve ölçülülük koşullarını taşımamaktadır. Yine gözaltı aşamasındaki ters kelepçe uygulaması kötü muamele yasağı ile masumiyet karinesini ihlal eder niteliktedir.”

“TOPLUMSAL OLAYLARI SORGULAMAKTADIR”

“Hukuk devletinde ifade özgürlüğü; rahatsız edici, sarsıcı, eleştirel ve tartışmalı ifadeler içeren söylemleri de koruyan temel haklardan biridir. Mizah, hiciv ve stand-up gösterileri de bu koruma alanı içerisinde değerlendirilmesi gereken sanatsal ifade biçimleridir. Mizahın amacı çoğu zaman abartı, ironi ve hiciv yoluyla bireyleri, durumlanı, toplumsal olayları sorgulamaktır. Bu çerçevede mizahi anlatımların, bağlamından koparılarak değil, bütünü içerisinde değerlendirilmesi düşünce ve ifade özgürlüğünün geniş kapsamda gereğidir.”

Whatsapp Image 2026 07 04 At 12.18.49

“SON ÇARE NİTELİĞİNDEKİ BİR YAPTIRIM MEKANİZMASIDIR”

“Hiç kuşkusuz hiçbir temel hak mutlak değildir. Ancak bir ifadenin rahatsız edici, hoşa gitmeyen veya eleştiriye açık bulunması, tek başına ceza hukuku bakımından yaptırıma konu edilmesini haklı kılmaz. Ceza hukuku ve tutuklama tedbiri, demokratik toplumlarda düşünce ve ifade alanını düzenleyen bir araç değil; ancak kanunda açıkça tanımlanmış suç tiplerinin bütün unsurlarının oluştuğu hallerde başvurulabilecek son çare niteliğindeki bir yaptırım mekanizmasıdır.”

“ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ IŞIĞINDA YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

“Baroların insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü savunma temel görevi kapsamında; ifade özgürlüğünü, sanat özgürlüğünü ve kişi hürriyeti ile güvenliği hakkını, münferit her olayda toplumdaki görüş ayrılıklarından bağımsız olarak eşit ve objektif ölçüler çerçevesinde savunma ödevi bulunmaktadır. Hukukun üstünlüğü ilkesi, en çok da tartışmalı ve rahatsız edici bulunan ifadeler söz konusu olduğunda sınanır. Bu çerçevede, hakkında tutuklama kararı verilen Deniz Göktaş bakımından uygulanan bu ağır koruma tedbirinin; Anayasa'nın güvence altına aldığı ifade özgürlüğü, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ölçülülük İlkesi ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.”

Kaynak: ozgunkocaeli.com.tr

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…